Çoğu insan erkek giyiminin renksiz olduğunu söyler. Bu doğru; çünkü erkek modasının esas rengi görünmeyen tarafında; tarihinde saklıdır.
Peki bir erkek ağzıyla söyleyemediğini önce giydiğiyle mi anlatır? Evet; bu sandığımızdan daha fazladır. Erkeklerin giyimi, doğasını yansıtır. Duygularını açıklamakta baskılanan bir insanın giyimidir takım elbiseler. Somurtkan, ciddi.
Bunun kökleri de 10.000 yıl önceye, yaşadığımız dünyayı bir “erkek dünyası” yapan toplumsal tercihe kadar uzanır. Literatürde geçen John Flugel’in “Büyük Feragat”inden binlerce yıl önce erkek, fiili feragatini zaten yapmıştır. Cinsiyetçi bir doğası vardır erkek giyiminin.
Erkeğin gardrobundaki t-shirt, palto, kravat ve diğer aksesuarlar savaşlarda giydiği iç çamaşırı, trençkot ve boyun bağının evrilmiş halleridir. Erkek vücudu bir savaş alanı gibidir. Giydikleri de bir savaş stratejisinin izlerini taşır.
Ancak yaşadığımız teknolojik devrim yeni bir feragatin, bu sefer “Büyük Cinsiyet Feragati”nin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. İş bölümü yeniden yapılırken 10.000 yıl önce açılan parantez kapanıyor.
Sohbeti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer alt yazılı dinlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.
İyi dinlemeler