Merhaba,
'Kuantum Çağı' serisinin son bölümünde 'Kuantum Algoritmaları' konuşuyoruz.
Bu kez kuantum bilgisayarların ne kadar güçlü olduklarını değil, problemlere nasıl yaklaştığından bahsediyoruz.
Grover ve Shor algoritmaları çoğu zaman yoğun matematik anlatımlarıyla karşımıza çıkıyor. Bu bölümde biz de algoritmaların yaptığı gibi, probleme yaklaşım biçimimizi değiştiriyoruz.
Bir yürüyüşün, attığımız tek bir adımın, hatta günlük alışkanlıklarımızın ardındaki görünmez algoritmalardan yola çıkarak kuantum algoritmalarını anlamaya çalışıyoruz.
Çünkü bana göre algoritmalar yalnızca bilgisayarların dili değil. Bize de karmaşık görünen bir dünyayı düzen içinde okuyabilmemizi sağlayan metod.
Kuantum çağının bize kazandıracağı en önemli şey belki de daha güçlü bilgisayarlar değil, doğanın işleyişine karşı geliştireceğimiz yeni bir bakış açısı.
Eğer bu serinin önceki bölümlerini takip ettiyseniz, bu bölüm bütün parçaların birleştiği final niteliğinde.
İlk kez karşılaşıyorsanız da hiçbir sorun yok. Bu bölüm sizi kuantum algoritmalarının temel fikriyle tanıştıracak. Grover ile Shor algoritmalarını teknik ayrıntılara boğulmadan sezgisel olarak anlayacaksınız.
Dinledikten sonra görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın. Her yorum, bir sonraki yazının ve bölümün şekillenmesine katkı sağlıyor.
İyi dinlemeler
Podcasti daha detaylı olarak Monolog'da okuyabilirsiniz. Eğer altyazılı izlemek isterseniz YouTube kanalımı ziyaret edebilirsiniz.